Abdominal Aort Anevrizması

Abdominal aort anevrizması (AAA) aortun karın bölgesinde olan kısmının bir bölümünün genişlemesi, deyim yerindeyse balonlaşmasıdır.

Abdominal Aort Anevrizması

Abdominal aort anevrizması (AAA) aortun karın bölgesinde olan kısmının bir bölümünün genişlemesi, deyim yerindeyse balonlaşmasıdır.

Admin
Admin
07 Nisan 2017 Cuma 01:48
112 Okunma
Abdominal Aort Anevrizması

Kalpten (sol ventrikülden) pompalanan kanı vücudumuza aort adı verilen atardamar dağıtır (Bkz. Kan dolaşımı) Aort vücudumuzun en kalın atardamarıdır. Sol ventrikülden çıktığında 3 cm olan çapı, aşağı indikçe 1.75 cm'ye kadar azalır. Organlarımıza giden bütün atardamarın hepsi aortdan çıkar. Aort, kalbten (sol ventrikülden) ayrıldıktan sonra aşağı doğru yönelir, göğüs boşluğunu geçer, diafragmadan karına girer, burada da çeşitli organlara dallar verdikten sonra karın alt kısmında ikiye ayrılır ve bacak atardamarlarıyla devam eder.

Aortun, göğüs boşluğundaki kısım torasik aort, karın boşluğundaki kısım ise abdominal aort olarak adlandırılır. Abdominal aort anevrizması (AAA) aortun karın bölgesinde olan kısmının bir bölümünün genişlemesi, deyim yerindeyse balonlaşmasıdır. Anevrizma denilebilmesi için genişlemenin olduğu yerde çapın, aortun normal çapının %50'inden fazla olması gerekir. Aort anevrizmaları göğüs bölgesinde de olabilirse de karın bölgesinin anevrizmaları çok daha fazla görülür. Karın bölgesinin anevrizmaları, tüm aort anevrizmalarının %75 'ini oluşturur, erkeklerde daha sıktır ve yaşla sıklığı artar. 65 yaş üstü erkeklerin %2-13'ünde kadınların da %6'sında bulunmaktadır. Genel sağlık taramalarda bulunan anevrizmaların %90'ı küçüktür (3.5 cm altında) yani tehlikeli değildir, ancak izlenmesi gerekir.

Peki bunun önemi nedir? Anevrizmaların en korkulan tarafı, genişlemeye devam edip günün birinde yırtılabilmesidir. Bu durumda aort içindeki kan süratle karın boşluğuna dolar ve yırtığın büyüklüğüne göre kısa bir zaman içinde ölüm meydana gelir. Yırtılan anevrizmalarda ölüm oranı %70-90 arasındadır. ABD'de her yıl AAA yırtılmalarında 15.000 kişi kaybedilmektedir. Bundan dolayı aort anevrizmalarının tanısı, yırtılmadan tedavisinin yapılabilmesi yönünden yaşamsal öneme sahiptir.

Abdominal aort anevrizmalarının (AAA) nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bazı ciddi risk faktörleri var: sigara çoğu şeyde olduğu gibi burada da baş rolü oynuyor. Yine damar sertliği (ateroskleroz) olan hastalarda AAA sık görülüyor. Ayrıca hipertansiyon ve genetik faktörlerin de rolü var. 65 yaş üstü kardeşlerde AAA bulunması durumunda kişinin kendisinde de anevrizma gelişme riski %18'e kadar çıkıyor. Kalp damar hastalığı veya periferik arter hastalığı (bacak atardamar hastalığı ) olanlarda AAA oranı daha yüksektir.

Şikayetler

AAA'ları çeşitli nedenlerle karın bölgesinin ultrason veya BT (bilgisayarlı tomografi) incelemesi sırasında tesadüfen bulunur. AAA'ların bir çoğunda şikayet yoktur. Çok sık olmamakla birlikte bazen karın, sırt veya testislerde ağrı olabilir. Muayene sırasında dinleme aleti (steteskop) ile göbek çevresinde üfürüm duyulabilir. Karın yağ dokusu fazla olmayan hastalarda ise el ile her kalp atımında genişleyen bir kitle olarak hissedilebilir.

AAA'larının en korkulan yanı anevrizmanın yırtılmasıdır (rüptür). Bu durumda aort içindeki kan yırtılan anevrizmadan karın boşluğuna dolar. Yırtılan bir anevrizmada şiddetli bir sırt ağrısı, ciddi tansiyon düşüklüğü, soğuk terleme, bilinç bulanıklığı ile süratle ölüm meydana gelir. Hastaların ancak yarısı hastaneye gidecek kadar yaşar. Hastaneye ulaşıp derhal ameliyata alının hastaların ise yine ancak yarısı yaşar. Görüldüğü oldukça karanlık bir tablo. Bundan dolayı AAA'ların yırtılmadan önce tanınması son derece önemlidir.

Tanı

Tanıda yararlanılan testler:

Ultrason: ses ötesi dalgalarla çalışan zararsız ve oldukça kolay bir tetkiktir. AAA'ları saptamada oldukça değerlidir. Bundan dolayı 65-75 yaş aralığında özellikle sigara içenlerin en az bir kez ultrason ile AAA araştırılması önerilmektedir.
BT (bilgisayarlı tomografi): röntgen ışınları ve kontrast madde (görüntü sağlayıcı ilaç) kullanır. Damarlar görüntülenir hatta 3 boyutlu görüntüsü çıkarılır. Tanıda yüksek değere sahiptir. Ultrasonun yeterli olmadığı durumlarda da önemli katkı sağlar.
MRI (manyetik rezonans görüntüleme): BT ye oldukça benzer ama röntgen ışınları ve kontrast madde kullanmaz.
Anjiyografi: Damardan özel bir ilaç (kontrast madde) verilerek ve röntgen ışınları kullanılarak aortun filmlerinin çekilmesidir (koroner anjiyografi gibi). Bu işlem için kasık veya kol atardamarından girilir. Ancak anevrizma bölgesinin özelliklerini (tam çapı, pıhtı içerip içermediği, kalsiyum miktarı vb) elde etmedeki değeri sınırlıdır.

AAA'lar damar sertliği sonucu oluştuğu için bu hastalarda koroner arterlerde de hastalık olma olasılığı vardır. Bundan dolayı hastalar kalp damar hastalığı yönünden de incelenmelidir (efor testi, koroner anjiyografi vb).

Abdominal aort anevrizmalarının (AAA) tedavisinde, anevrizma ile ilgili özellikler oldukça önemli bir rol oynar:

Anevrizmanın genişliği yani çapı: Tedavide kararı etkileyen en büyük etkendir. Çapı 4 cm altındaysa ameliyata gerek kalmadan izlenebilir. 5.5 cm ve üstünde olanlara operasyon düşünülür. 4-5.5 cm arasında olanlarda ise hastaya ve izleme sonuçlarına göre karar verilir. Anevrizma çapına göre 1 yıl içinde yırtılma oranları;
 
Çap;
4 cm'den az = %0
4 - 4.9 cm = %0.5-5
5 - 5.9 cm = %3-15
6 - 6.9 cm = %10-20
7 - 7.9 cm = %20-40
8 cm veya daha büyük= %30-50
 
Anevrizmanın büyüme hızı: Büyüme (genişleme) hızı fazlaysa çok büyük olmasa bile operasyon gerekebilir. Yapılan kontrollerde hastadan hastaya değişmekle birlikte anevrizmalar ortalama olarak yılda 0.3-0.4 cm büyürler. Anevrizma büyüdükçe genişleme hızı da artar. 6 ay içinde 0.5 cm den fazla büyümesi tehlike işaretidir.
Şikayetlerin varlığı: Şikayetlerin olması da anevrizma büyük olmasa bile operasyon için neden olabilir.
Sigara ve tansiyon yüksekliği anevrizmanın çapını hızlı artıran en önemli nedenler arasındadır.

Anevrizma bu şartları taşımıyorsa belli zamanlarda (örneğin 6-12 ay) ultrason ile kontrolleri yapılır ve büyüklüğü izlenir. Çapı 4-5.4 cm olan anevrizmalar 6-12 ay aralıklarla, çapı 3-4 cm olanlarsa 2-3 yıl aralarla ultrason veya tomografi ile izlenir.
Bu arada risk faktörlerinin uzaklaştırılması (özellikle sigara!) son derece önemlidir.

Tedavi edilmesi gerekiyorsa değişik yollar vardır:

Cerrahi: Çoğunlukla yapılan budur. Ameliyat ile karın açılır anevrizma bölgesi alt ve üst tarafından bağlanır ve araya sentetik materyalden yapılan yapay damar (greft) konur. Operasyonda ölüm oranları %2.7-5.8 arasındadır. Acil koşullarda (yırtılma gibi) ve eşlik eden bazı faktörlerin varlığında (ileri yaş, böbrek hastalığı, şeker hastalığı, akciğer hastalığı vb) ölüm oranları daha da yükselir.

Endovasküler tedavi (EVAR): Kateter ile yapılan koroner arterlerdeki stent işlemine benzer. Stent metalleri nitinol (nikel+titanyum) veya çelik (stainless stell) olabilir. Ameliyata gerek olmadan kasık atardamarından girilerek uygun uzunluk ve çapta stent anevrizma bölgesine yerleştirilir. Bu yöntemin başarı şansı yüksek ve kısa süreli sonuçları oldukça iyidir. Cazip gibi görünebilmekle birlikte her durumda kullanılamaz: aort stentleri ancak belli özelliklere sahip anevrizmalarda uygulanabilmektedir. Stent takıldıktan sonra belli aralarla hasta izlenmelidir. Stent takılan hastalarda stent çelik ise MR tetkikleri yapılmamalıdır. Nitinol stentlerde MR yapılabilir.

Aort stentlerinde uzun süreli sonuçlar fazla bilinmemektedir. Onun için ancak cerrahi tedavinin yapılamadığı veya cerrahinin riskinin yüksek olduğu ve anevrizmanın da stente uygun olduğu durumlarda kullanılabilir.

Bunların düşünülmediği hastalarda ise medikal (tıbbi tedavi) yapılır:

Sigara: sigaranın anevrizmaları büyütmede KESİN olumsuz etkisi vardır.
Risk faktörleriyle mücadele
İlaç tedavisi: aspirin, beta bloker ilaçlar, gerekiyorsa kolesterol düşürücü, tansiyon ilaçları vd

Kaynaklar:

Guidelines for the treatment of abdominal aortic aneurysms. Report of a subcommittee of the Joint Council of the American Association for Vascular Surgery and Society for Vascular Surgery. Brewster DC, Cronenwett JL, Hallett JW Jr, Johnston KW, Krupski WC, Matsumura JS, Joint Council of the American Association for Vascular Surgery and Society for Vascular Surgery J Vasc Surg. 2003;37(5):1106.

Abdominal aortic aneurysm expansion rate: effect of size and beta-adrenergic blockade. Gadowski GR, Pilcher DB, Ricci MA. J Vasc Surg. 1994;19(4):727.

Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Alpman  http://www.ahmetalpman.com

Prof. Dr. Ahmet Alpman Kimdir?

Son Güncelleme: 07.04.2017 01:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol