Kalbin iletim sistemi

Kalbin kasılarak kendisine gelen kanı pompa gibi davranarak fırlatması elektrik akımları sayesinde kasılması ile olur. Aslında kalbin kendisine elektromekanik bir organ olarak bakabiliriz.

Kalbin iletim sistemi

Kalbin kasılarak kendisine gelen kanı pompa gibi davranarak fırlatması elektrik akımları sayesinde kasılması ile olur. Aslında kalbin kendisine elektromekanik bir organ olarak bakabiliriz.

Admin
Admin
23 Mart 2017 Perşembe 01:10
125 Okunma
Kalbin iletim sistemi

Kalbin kasılarak kendisine gelen kanı pompa gibi davranarak fırlatması elektrik akımları sayesinde kasılması ile olur. Aslında kalbin kendisine elektromekanik bir organ olarak bakabiliriz. Mekanik fonksiyon, bir takım kimyasal olaylar sonucunda oluşan elektrik akımının kalp kasını uyarmasıyla başlar, uyarılan kalp kası yine bir takım kimyasal olaylar sonucunda kasılır. Bu akımlar milivoltlar düzeyindedir. Bu akımlar ancak özel cihazlarda yükseltilerek (amplifiye edilerek) kayıt edilebilir hale getirilebilir (elektrokardiyogram veya EKG)

Burada kalbin ön bölümü çıkarılmış halde, sarı ile gösterilen iletim sistemini görüyoruz. İletim sistemini, kalbin içinde elektriksel uyarıların çok hızlı hareket ettiği "otoban yollar" olarak düşünebiliriz. Uyarı ilk olarak sinoatrial (SA) düğümden çıkar atriumları (kulakçıklar) dolaştıktan sonra atrioventriküler (AV) düğüme gelir ve burada biraz bekledikten sonra aşağı inerek ventrikülleri (karıncıkları) uyarır.

Bir kalp atımı, kalbin sağ kulakçığının üst taraflarında bulunan ve sinoatrial (veya sinüs) düğüm adı verilen özelleşmiş bir hücre demetinden oluşan bölgenin elektriksel bir uyarı çıkarması ile başlar. Bu hücrelerin özelliği eşit aralıklarla ve belli bir hızda (istirahatte dakikada ortalama 60-80 defa) uyarı çıkarmasıdır. Bu bölge kalbin doğal pili olarak bilinir (pacemaker).

Sinüs düğümünden çıkan bu uyarı kalbin her iki kulakçığı boyunca, yine bu iş için özelleşmiş iletim yolları boyunca ve aşağıya doğru yayılır ve bu uyarı ile kulakçıklar kasılarak içlerindeki kanı karıncıklara gönderirler. Daha sonra uyarı kulakçıklar ile karıncıklar arasında bulunan başka bir özel bölgeye; atrioventriküler (AV) düğüme gelir. Elektrik iletisi karıncıklara ulaştırılmadan önce atrioventriküler düğümde kısa bir süre bekletilir. Böylelikle kulakçıklarla karıncıklar aynı anda kasılması engellenir (Çünkü aynı anda kasılmış olsalar kanı belli bir yönde gönderme işi başarısız olurdu. Kanın önce kulakçıkların kasılmasıyla kulakçıklardan karıncıklara ve sonra da karıncıkların kasılmasıyla karıncıklardan aort ve akciğer atardamarına (pulmoner arter) atılması sağlanmış olur.

Daha sonra atrioventriküler düğümden geçen akım, His-Purkinje sistemi adı verilen bir elektriksel ağ ile uyarı tüm karıncıklara yayılır ve karıncıklar kasılarak içlerindeki kanı akciğerlere ve aort yoluyla vücuda pompalarlar. Daha sonra sinüs düğümü tekrar başka bir uyarı çıkararak yeni bir döngüyü başlatır. Normalde sinüs düğümünden istirahatte dakikada 60-80 cıvarında uyarı çıkar. Bu da kalp hızını oluşturur.

Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Alpman

http://www.ahmetalpman.com/defkonuoku.asp?id=144&konuindex=1

Prof. Dr. Ahmet Alpman Kimdir?

Son Güncelleme: 23.03.2017 01:38
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol