Osteoporozdan Korunma çocukluktan başlıyor

Kemiklerdeki mineral yoğunluğunun azalmasına ve rahatça kırılmasına neden olan Osteoporoz veya Kemik erimesi hastalığı genellike ilerleyen yaşlarda ortaya çıkmasına rağmen " geriatrik sonuçları olan pediatrik hastalık" olarak da nitelendiriliyor.

Osteoporozdan Korunma çocukluktan başlıyor

Kemiklerdeki mineral yoğunluğunun azalmasına ve rahatça kırılmasına neden olan Osteoporoz veya Kemik erimesi hastalığı genellike ilerleyen yaşlarda ortaya çıkmasına rağmen " geriatrik sonuçları olan pediatrik hastalık" olarak da nitelendiriliyor.

Admin
Admin
01 Nisan 2017 Cumartesi 00:46
107 Okunma
Osteoporozdan Korunma çocukluktan başlıyor

Kemiklerdeki mineral yoğunluğunun azalmasına ve rahatça kırılmasına neden olan Osteoporoz veya Kemik erimesi hastalığı genellike ilerleyen yaşlarda ortaya çıkmasına rağmen " geriatrik sonuçları olan pediatrik nastalık" olarak da nitelendiriliyor. Çünkü çocukluk ve ergenlik çağında elde edilen kemik kitlesi kişilerin hayatları boyunca kemik sağlıklarını etkiliyor.

Kemik dokusu sürekli bir devinim içinde.Sürekli olarak yıpranan dokular ortadan kaldırılıyor, yerine yenisi yapılıyor. Tıpkı bir bankadaki hesabınıza para yatırıp para çekmek gibi. Çocukluk döneminde banka hesabınıza çekilen paradan daha fazlasını yatırıyorsunuz. Yani hesabınıza çekilenden çok daha fazla kemik yatırılıyor. Öyle ki çoğu insanda kemik kütlesi yirmili yaşların sonuna kadar zirveye ulaşır. (Banka hesabının en  fazla artıda olduğu zaman) Bu noktada kemikler maksimum güç ve yoğunluğa ulaşıyor. Kemik yoğunluğu pik seviyasinin % 90 ına kızlarda 18, erkeklerde ise 20 yaşına kadar ulaşıyor. O yüzden kemik sağlığına yatırım yapmak bu yaşlara kadar çok önemli ve gelecekteki kemik sağlığımızı garantiye almak için adeta bir sigorta. 

İlerleyen yaşlarda osteoporoz oluşması, kemik dokusundaki "banka hesabı" nın düşük bir seviyeye düştüğü anlamına geliyor. Kayda değer bir kemik kaybı varsa, ayakkabı bağlamak için eğilmek, hapşırmak veya bükülmek bile omurgada bir kemiğin kırılmasına neden olabiliyor. Kalça, kaburga ve bilek kemikleri de kolayca kırılabiliyor. Osteoporozdan kaynaklanan kırıklar ağrılı ve rahatsız edici olabiliyor. Hastalık için herhangi bir tedavi yok.
Osteoporoz en sık yaşlı insanlarda görülüyor ancak genç ve orta yaşlı erişkinlerde de görülüyor. Pik kemik kütlesini optimize etmek ve gençlik döneminde yaşam boyu sağlıklı kemik davranışları geliştirmek, bir yetişkin olarak osteoporoz riskini önlemek veya en aza indirmek için önemli yollar. 

Bütün bu bilgiler ışığında çocuklarımızın kemik sağlığı son derece önem taşıyor. Üzerinde durmamız ve çocuklarımıza öğretmemiz gereken kemik sağlığı açısından en önemli alışkanlıklar uygun beslenme ve bol fiziksel aktivite.

Sağlıklı kemikler için kalsiyum ve D vitamini bakımından zengin gıdalar alınması gerekiyor. Çoğu çocuk, optimal doruk kemik kütlesi elde etmeye yardımcı olması için diyetlerinde yeterli miktarda kalsiyum alamıyor. Kalsiyum ve D vitamini birçok gıdada bulunuyor, ancak en yaygın kaynak süt ve diğer süt ürünleri. Bir  bardak süt içmek, küçük yaştaki çocuklar için önerilen miktarın yaklaşık üçte biri ve gençler için önerilen miktarın yaklaşık dörtte biri olan 300 miligram (mg) kalsiyum sağlıyor. Buna ek olarak, süt vücudun ihtiyaç duyduğu diğer mineral ve vitaminleri de sağlıyor. 

Gelin görün ki modern çağın populer alışkanlıkları gereği çocuklarımız artık kalsiyum bakımından zengin olan süt gibi içeceklerin yerini alkolsüz, sodalı ve kolalı içeceklerle doldurmuş durumda. Ama araştırmalar gösteriyor ki bu tür içecekleri tüketen çocuklarda kalsiyum tüketimi de önemli miktarda artıyor. Özellikle kız çocuklarında ergenlik döneminde şişmanlama korkusu ve sütteki yağın kendilerini şişmanlatacağı varsayımı süt alımını engelliyor. Çocukların sütü sevmemesi bir diğer bahane.

Bir de zorunlu olarak süt alınamama durumu var. Örneğin Laktoz intoleransı olan insanlar süt ve sütlü gıdalarda bulunan laktozu sindirmede sorun yaşıyorlar. Laktoz intoleransı, bebekler ve küçük çocuklar arasında pek yaygın değil, ancak daha büyük çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde ortaya çıkabiliyor.Laktoz intoleransı olan çocukların çoğu, küçük miktarlarda sunulduğu zaman sütü sindirebilir ve süt tahıl gibi diğer gıdalar ile kombine edilebilir. Süt bir sorun olsa bile peynir veya yoğurt gibi diğer süt ürünlerini tolere edebilirler. Laktoz içermeyen süt ürünleri artık birçok yerde bulunabiliyor veya süt ve süt ürünlerini sindirmeyi kolaylaştıran haplar ve damlalar var.

Süt ve süt ürünleri dışında da yeşil yapraklı sebzeler de iyi birer kalsiyum kaynağıdırlar ancak ıspanak gibi yüksek ogzalik asid içerenlerinde kalsiyum emilimi azalmıştır. Karnıbahar, brokoli, kurubaklagiller, kurutulmuş meyveler, susam, fındık, pekmez kalsiyum içeriği yüksek gıdalardandır. Limon, portakal, çilek, yumurta gibi besinlerde orta derecede, etler ve diğer taze sebze ve meyvelerde ise daha az derecede kalsiyum bulunmaktadır. Uzmanlar, kalsiyumun mümkün olduğunca gıda kaynaklarından alınması gerektiğine inanıyorlar. Bununla birlikte, çocuklarınızın diyetlerinden yeterli kalsiyum almadığını düşünüyorsanız, bir kalsiyum takviyesi düşünebilirsiniz.

Kalsiyumun yanısıra magnezyum, çinko ve D vitamini gibi yeterli miktarda vitamin ve mineral içeren dengeli bir beslenme de önemlidir.

Sağlıklı kemiklerin oluşumunda bir diğer önemli alışkanlık da fiziksel aktivitedir. Nasıl kaslarımızı kullandığımızda güçlenirlerse kemiklerimiz de ne kadar çok çalışırsa, o kadar güçlü olurlar. Her türlü fiziksel egzersiz çocuklarınız için önemlidir, ancak kemikleriçin en iyileri yürüme, koşu, yürüyüş, dans, tenis, basketbol, ​​jimnastik ve futbol gibi ağırlık taşıyıcı (yer çekimine karşı vücudun ağırlığını taşıdığı) aktiviteleridir. (Dışarda oynama eğiliminde olan çocuklar da daha yüksek D vitamini seviyesine sahip olacaklar.) Yüzme ve bisiklet, çocuklarınızın genel sağlığını geliştirir, ancak ağırlık taşıma egzersizleri değildir ve kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı olmaz. 

Astımlı çocuklara değinmeden geçmeyelim. Astımın kendisi kemik sağlığı için bir tehdit oluşturmaz, ancak hastalığın tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar uzun süre alındıklarında kemikler üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bir tür anti-inflamatuvar ilaç olan kortikosteroidler sıklıkla astım için reçete edilir. Bu ilaçlar, yiyeceklerden emilen kalsiyumu azaltabilir, böbreklerdeki kalsiyum kaybını artırabilir ve bir çocuğun kemik banka hesabını küçültebilir.

Astımlı çocukların, kemiklerine daha  özenli davranılmalı,yeterince kalsiyum alması ve ağırlık taşıyıcı egzersiz yapması sağlanmalı. Bazı sağlık uzmanları her gün ekstra kalsiyum önermektedir. Çoğu kimse, süt ve süt ürünlerinin -kalsiyum ve D vitamini kaynakları- astım ataklarını tetiklediğini düşünür ancak bu muhtemelen çocuğunuz sütlü gıdalara alerjik olması durumunda doğru olacaktır. Ne yazık ki, bu yanlış anlaşılma, özellikle kemik oluşum yıllarında özellikle gereksiz yere sütten kaçınmaya neden olmaktadır.

Egzersiz sıklıkla astım atağını tetikleyebileceğinden, astımlı birçok insan, kemiği güçlendiren ağırlık taşıyan fiziksel aktivitelerden kaçınır. Astımlı çocuklar, klimalı bir yerde daha rahat egzersiz yapabilirler. Astım ilaçları alırken kemiklerinin korunması hakkında daha fazla bilgi için çocuğunuzun doktoruyla konuşun.

Osteoporoz, çocuklar ve ergenler arasında nadirdir. Ancak genellikle altta yatan tıbbi bir bozukluk veya bazı rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarla oluşur. Buna ikincil osteoporoz denir. Ayrıca osteogenezis imperfecta gibi kemiklerin kolaylıkla kırıldığı genetik bozukluğun bir sonucu olabilir. Bazen çocuk osteoporozu için belirlenebilir bir neden yoktur. Bu, idiyopatik juvenil osteoporoz olarak bilinir. 

Kemik kütlesini etkileyebilecek bazı durumları şöyle sıralayabiliriz:

Birincil Bozukluklar
Juvenil artrit 
Şeker hastalığı 
Osteogenezis imperfecta 
Hipertiroidi 
Hiperparatiroidizm 
Cushing sendromu 
Mal absorpsiyon sendromları 
Anoreksiya nervoza 
Böbrek hastalığı 
Karaciğer hastalığı
İlaçlar
Bazı antikonvulsanlar (örneğin, epilepsi ilaçları) 
Kortikosteroidler (örneğin, romatoid artrit, astım için) 
İmmünsüpresif ajanlar (örn., Kanser için)
Davranışlar
Hareketsizlik 
Yetersiz beslenme (özellikle kalsiyum, D vitamini) 
Aşırı egzersiz, amenoreye yol açar 
Sigara içmek 
Alkol kötüye kullanımı

Unutmayın çocukluk çağında kemik bankasına yapılacak yatırımlar, ileriki yaşamda refahı sağlayacak. Sağlıkla kalın.

Yararlanılan Kaynaklar: 
Kids and Their Bones: A Guide for Parents , National Institute of Arthritis and Musculoskeletal and Skin Diseases

Resim:

Copyright: oksun70 / 123RF Stock Photo

Son Güncelleme: 01.04.2017 01:07
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol