Burun Kanaması (epistaksis)

Burun içinin gerek septumu gerekse lateral duvarı oldukça zengin damar ağına sahiptir.

Burun Kanaması (epistaksis)

Burun içinin gerek septumu gerekse lateral duvarı oldukça zengin damar ağına sahiptir.

Admin
Admin
25 Mart 2017 Cumartesi 18:52
114 Okunma
Burun Kanaması (epistaksis)

Burun içinin gerek septumu gerekse lateral duvarı oldukça zengin damar ağına sahiptir. Damarlanmanın bol oluşu ve yüzeyel seyretmesi alınan havanın ısınması ve nemlenmesi bakımından önemlidir. Burun içindeki kan damarlarının çeperlerinde elastik lifler yoktur. Hemen mukoza altında seyrederler. Septum kıkırdağı üzerinde, mukozanın hemen altında seyreden ve çeperlerinde elastik lif bulunmayan damarlar korumasız ve zayıf durumdadırlar. Bu nedenle burun kanamaları sık görülür. Kanama lokal ve sistemik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu ayrım önemlidir. Lokal nedenlerle ortaya çıkan kanamalarda müdahale doğrudan burna ve kanama odağına olurken sistemik nedenler de altta yatan hastalığa yönelik olmalıdır.   Lokal nedenler: Her türlü üst solunum yolu enfeksiyonu ve üst solunum yolunu tutan kızıl, kızamık gibi hastalıklar; küçük ve büyük tahrişler; habis ve selim tümorler; dış ortam basıncında ani değişmelere yol açan uçma ve dalma; kuru hava, tahriş edici duman şeklinde sıralanabilir.   Sistemik nedenler: Kan hastalıkları, kan inceltici ilaç kullanımı,  karaciğer hastalığı, granülomatöz hastalıklar, tansiyon arterial (TA) ve  venöz basınç yüksekliği şeklinde sıralanabilir.

Burun kanamalarının çoğu burnun ön tarafındandır. Daha çok çocukluk çağında ve yaz aylarında görülen bu tür kanamalar tekrarlasalar bile zamanla herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan durabilirler. Yine de tekrarlayan kanamalarda uzman görüşüne başvurmakta fayda vardır. Zira özellikle akıntı ve burun tıkanıklığı ile birlikte olanların altından tümöral lezyonlar çıkabilir.              

Çocuklarda burun kanamalarının sık görülmesinin en büyük nedeni travmalardır. Ciddi travmalar ‘’Burun ve Yüz Travmaları’’ bölümünde ele alınacaktır. Burada daha çok mikrotravmalardan bahsedeceğiz. Çocuklarda burun karıştırma sık görülür. Karıştırma sırasında, mukozanın hemen altında bulunan korunmasız damarları kolayca yırtmak mümkündür. Erişkinlerde bunun yerini burnu püskürterek temizleme girişimi alır. Burun kanatlarını el işaret ve başparmakların arasına alıp havayı hızla dışarı püskürtme sık yapılan bir işlemdir. Bu esnada dar bölgede yüksek hız kazanan hava tahriş edici etkiye sahiptir. Temizleme ihtiyacının mukoza ve damarların direncini azaltan üst solunum yolu enfeksiyonlar esnasında daha fazla olduğu düşünülürse tahrişin muhtemel etkisi daha da belirginleşir. Ayrıca bu tür manevraların genizden orta kulağa tuba vasıtası ile mikroorganizma taşıyan sekresyon gönderebileceği unutulmamalıdır. En iyisi burnun birini tamamiyle kapatıp diğerini açık bırakarak, birkaç defa hava püskürtmeli ve mümkün olabilen temizlikle yetinmelidir.   Burun kanaması ile gelen çocuk ve gençlerde muhtemel kanama odağı burnun ön kısmıdır. Bu hastalarda burun kanatlarını birkaç dakika süreyle el baş ve işaret parmağı arasında sıkıca bastırmak kanamanın durması için yeterlidir. Bastırma işlemi burun kemiklerinin aşağıda sonlandığı kısımdan itibaren yapılmalıdır. Sadece burun ucunu sıkıştırmak etkili olamaz. Hemen tampon koymaya çalışmak doğru değildir. Usulüne uygun konulamayan tampon elle yapılan basınç kadar etkili olamaz. Tekrarlayan basit kanamalarda kanama bölgesi kimyasal madde ile yakılabilir.              

Orta yaş ve üstünde tansiyon muhakkak sorulmalıdır; verilen bilgiye bakılmaksızın muhakkak ölçülmelidir. Tansiyon kanamaları otonom sinir sisteminin etkisinde olduğu için nöbetler halinde seyredebilir. Kan kaybının etkisiyle tansiyon düşebilir. Bu nedenlerden dolayı tansiyonun düşük çıkması tansiyona bağlı kanamayı ekarte etmez. Kanamanın başladığı anda ölçmek ya da 4 saatlik ölçümlerle 24 saat izlemek gerekir. Hastaya tansiyon yüksekliğinin kanamadan daha önemli olduğu izah edilmelidir. Bu kanamalar gelişebilecek bir beyin kanamasının emniyet sübabı sayılabilir.              

Tansiyon yüksekliği tespit edilen hastaya derhal nidilat dilaltı 5 mg verilir. Bu hastalar aynı zamanda ateroskleroza yönelik bazı antikoagulan tedaviler alıyor olabilir, bu ilaçlar kesilmeli ve doktoru ile konsulte edilmelidir. Aspirin kullanılıyorsa derhal kesilmelidir.

Tansiyon kanamaları burnun daha çok arka kısımlarında olur. Kanama hem burundan hem de boğazdan gelir. Bu hastalara etkili tampon koyabilmek için burun içinin aydınlatılarak kanama odağının tesbiti gerekir. Tecrübesiz ellerde konulan tamponun etkili olamamasının yanısıra aktif kanamayı maskelemeside söz konusu olabilir. Tampon malzemesinin emici etkisinden dolayı kanama durdu sanılabilir. Tamponun vermiş olduğu ağrı ve rahatsızlık tansiyon da yükselmeye yolaçabilir. Bu hastaların hemen hepsinde tansiyon kontrol altına alınarak tampon koymadan kanama durdurulabilir.

Burun kanaması ile gelen hastalar ısrarla kan kaybının çokluğundan bahsederler. Burun kanamalarının genel olarak hayatı tehdit edici veya transfüzyon gerektirici boyutlara ulaşmazlar. Durum tesbiti yapmak ve hastayı rahatlatmak amacıyla hemogram istenebilir.               Kanama hastalıkları nedeniyle burun kanaması olan hastalar özellik arzeder. Bu hastalarda lifli yapıdaki gaz tampon kullanmak doğru değildir. Bu tamponlar mukozaya yapışırlar ve çıkarıldıklarında tekrar kanama başlar. Kendiliğinden erime özelliği bulunan ve çıkarılması gerekmeyen sponjieller kullanılmalıdır. Yine bu hastalarda esas tedavinin eksik olanı yerine koymak olduğunu akıldan çıkarmamalıdır. Bu amaçla kullanılabilecek en etkili yöntem taze kan transfüzyonudur. Teşhisi belli olan hastalarda ise doğrudan pıhtılaşma faktörleri veya trombosit süspansiyonu verilebilir.

Kaynak: http://bulenttopuz.com/

Sayın Prof.Dr. Bülent TOPUZ 'un izni ile yayınlanmaktadır.

Son Güncelleme: 25.03.2017 18:57
Anahtar Kelimeler:
Burun KanamasıEpistaksis
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol