Epilepsi (Sara hastalığı)

Epileptik nöbet, beynin normal aktivitesinden farklı olarak bazen ortaya çıkan, artmış elektriksel aktiviteye bağlı olarak, beyin hücrelerinin (nöronların) normal işlevlerini yapamadığı geçici bir durumdur.

Epilepsi (Sara hastalığı)

Epileptik nöbet, beynin normal aktivitesinden farklı olarak bazen ortaya çıkan, artmış elektriksel aktiviteye bağlı olarak, beyin hücrelerinin (nöronların) normal işlevlerini yapamadığı geçici bir durumdur.

Admin
Admin
03 Nisan 2017 Pazartesi 03:04
80 Okunma
Epilepsi (Sara hastalığı)

Epileptik nöbet nedir?

Epileptik nöbet, beynin normal aktivitesinden farklı olarak bazen ortaya çıkan, artmış elektriksel aktiviteye bağlı olarak, beyin hücrelerinin (nöronların) normal işlevlerini yapamadığı geçici bir durumdur.

Epileptik nöbetler sırasında nöronların aşırı şekilde uyarılması sonucunda artmış aktivite görülür. Bu aşırı uyarılma sonucunda uyarılan beyin bölgesinin yerine göre değişen nörolojik belirtiler izlenir; örneğin bu bölge frontal lobda motor kortekste ise vücudun bir kısmının veya tümünün kasılması, görme korteksinde ise ışık çakmaları veya görsel halüsinasyonlar, koku bölgesinde ise koku halüsinasyonları, duysal kortekste ise duysal belirtiler izlenir. Epileptik nöbetler sonucu ortaya çıkan nörolojik belirtiler tipik olarak saniye-dakikalar içinde geçer.

Epileptik nöbet tipleri temel olarak üç alt gruba ayrılabilir. Bunlardan ilkinde epileptik uyarılma beynin tümünde aynı anda ortaya çıkmaktadır. Bu duruma jeneralize nöbet adı verilir. İkincisinde nöbet sadece bir bölgede ortaya çıkar ve hastalarda nöbet sırasında bilinç kaybı gelişmez. Bu tip nöbetlere basit nöbet adı verilir. Son olarak, bazı durumlarda da nöbetler basit nöbet olarak başlar ve kısa sürede beynin tümüne de yayılır. Bu durumda başlangıçta olmayan bilinç kaybı kısa süre sonra ortaya çıkar. Bu tip nöbetler ise ikincil jeneralize nöbet ismini alır.

Özetle her epileptik nöbette bilinç kaybı olmaz. Bazı durumlarda da bilinç kaybı olsa bile hastalar bayılıp, yere düşmezler. Bu durumlarda hasta nöbet geçirirken çok yakınındaki kişiler bile nöbeti farketmeyebilir.

Epilepsi nedir?

Epilepsi epileptik nöbetlerin izlendiği nörolojik bir hastalıktır. Bir hastaya epilepsi tanısının konması için, bazı özel durumlar haricinde, en az 2 epileptik nöbetin izlenmesi gerekmektedir.

Epilepsinin sıklığı nedir?

Bir kişinin yaşamı boyunca en az bir epileptik nöbet geçirme ihtimali yaklaşık olarak %3’tür. Ancak bu hastaların sadece beşte biri epilepsi hastası olur. Toplumda her 1000 kişinin yaklaşık olarak 6'sında epilepsi hastalığı vardır.

Epilepsinin sıklığı yaş ile de değişiklik göstermektedir. Hastalık çocuk ve yaşlı olmak üzere iki uç yaş grubunda daha sık olarak izlenmektedir. Epilepsi sıklığı 20 yaş ve daha küçük gençlerde %1 iken, 70’li yaşlarda %3’tür.

Epilepsi nedenleri nedir?

Epilepsi hastalığı birçok farklı neden sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Bunlar içinde en sık izlenen nedenler; beyin tümörleri, menenjit ve ensefalit gibi beyin enfeksiyonları, beyin damar tıkanıklıkları ve kafa yaralanmalarıdır. Bunlar dışında genetik hastalıklar, bazı nörolojik sendromlar, metabolik hastalıklar ve Alzheimer Hastalığı gibi beynin dejeneratif hastalıklarının seyrinde de epilepsi hastalığı ortaya çıkabilmektedir.

Özetle, beyinde epilepsinin izlenebilmesi için ya anatomik yada metabolik-genetik bir bozukluğun olması gerekmektedir. Gerçekte anatomik değişiklikler de beynin metabolizmasını bozdukları için epilepsi hastalığını ortaya çıkarmaktadır.

Epilepsi hastalığının teşhisi nasıl yapılmaktadır?

Epilepsi hastalığının teşhisinde en önemli faktörler hastanın hikayesi ve nöbetinin tipidir. Hastalık geçici bir nörolojik bozukluk ortaya çıkardığı için, laboratuar incelemeleri nöbet hali dışındaki zamanlarda normal çıkabilir. Beyin MR incelemesi ve EEG incelemesi hemen her hastada uygulanması önerilen incelemelerdir. Beyin MR'ında beyin tümörü, damarsal bozukluklar (arterio-venöz malformasyon gibi), damar tıkanıklıkları, travma sonucu oluşan hasar, başka bir beyin hastalığı veya doğumsal buzukluklar olup olmadığına bakılır. EEG incelemesinde ise beynin elektriksel aktivitesinde bir anormallik olup olmadığı incelenir. EEG incelemesi epilepsi hastalarında nöbet hali dışında normal çıkabilir. Ancak EEG nöbet sırasında çekilmişse anormal elektriksel aktivitenin görülmesi gerekir. Bu durumda EEG normalse epilepsi dışında bir tanının araştırılması uygundur.

MR ve EEG incelemeleri dışında hastalarda nöbetleri daha iyi açıklayabilecek metabolik bir bozukluğun olup olmadığının anlaşılması için, kan incelemeleri ve bazı durumlarda genetik incelemelerin de yapılması gerekebilmektedir.

Epileptik status (status epileptikus) nedir?

Epileptik status tıbbi olarak acil bir durumdur çünkü uzun süreli kasılmaya bağlı hastalarda oksijensiz kalma ve kalıcı beyin hasarları ortaya çıkabilir. Hastalar hızlıca damardan verilen antiepileptiklerle tedavi edilmelidir. Bu da ancak acil servisde yapılabilecek bir tedavidir.

Bazı epileptik status durumlarında kasılma ortaya çıkmayabilir. Bu duruma kasılmasız epileptik status (nonkonvülsif status epileptikus) adı verilir.  Bu durumda hastalarda sadece bilinç kaybı, anlamlı iletişim kuramama, yalanma ve şapırdanma gibi belirtiler görülür. Kasılmasız epileptik status hastalığının tanısı sadece EEG incelemesi ile yapılabilmektedir. Bu durumda da damardan antiepileptiklerin verilmesi ve hastaneya yatış gereklidir.

Epilepsi nöbeti sırasında evde neler yapılabilir?

Eğer bir yakınınız veya arkadaşınız nöbet geçirirse evde yapmamanız gerekenler yapmanız gerekenlerden daha önemlidir.

Yapmamanız gerekenler:

• Hasta kasılırken elini, kolunu, ağzını veya bacaklarını açmaya ve gevşetmeye çalışmayınız. Bu çabanız hem sonuçsuz bir uğraşı olarak kalacaktır hem de hastaya zarar verebilme (kolunu çıkarma, kırma, dişini kırma gibi) ihtimaliniz vardır.
• Sağa sola koşup soğan, patlıcan vs. gibi kokusunun nöbetleri durduğu iddia edilen sebze ve meyveleri aramaya çalışmayınız. Siz bunları bulana kadar, nöbet zaten bitecektir. Aslında bunların nöbet geçirdiğine inanılması da sanırım bu nedenden kaynaklanmaktadır.
• Hastanın yüzüne kolonya veya su dökmeyiniz. Bu noktada, nöbet sırasında ayıltmak için etrafındakiler tarafından hastanın gözüne kaçırılan kolonya nedeni ile kornea ülseri olan birçok hasta ile karşılaştığımı ifade etmeden geçemeyeceğim.

    Yapmanız gerekenler:

    • Sakin olunuz. Sakin olunuz ve sakin olunuz.
    • Eğer nöbetin çok başında yakalayabildiyseniz ve hastanın çenesi kilitlenmedi ise yumuşak bir objeyi (bir parça bez, hastanın veya kendi giysinizin bir parçası vs.) hastanın dişlerinin arasına sokabilirsiniz. Bu çoğu zaman söylemesi kolay, yapması ise çok zor bir işlemdir. Bu nedenle ille de yapmak için hastayı ve kendinizi zorlamayınız.
    • Hastayı yatay bir zemine alınız. Çoğu zaman yere yatırmak en iyi yöntemdir.
    • Hasta kusuyorsa başını ve gövdesini bir tarafa yatırınız. Bu sayede kusmuk hastanın soluk borusuna kaçmayacaktır.
    • Başın altına bir yastık veya herhangi bir yumuşak obje koyunuz. Bunların hiçbirini bulamıyorsanız, kendi elinizi hastanın başının altına koyabilirsiniz.

      Epilepsisi bilinen bir hastada nöbeti kendiliğinden geçti ve hasta bilincine tekrar kavuştu ise bir acil servise koşturmanız gerekmemektedir.  Ancak daha önce epilepsisi olmayan bir hasta bir epileptik nöbet geçiriyorsa acil servise gitmek akıllıca bir yöntemdir. Burada mümkünse bir beyin tomografisi veya beyin MR incelemesi ile akut bir beyin hastalığının olup olmadığının anlaşılması uygun olacaktır.

      Epilepsisi bilinen bir hastanın epileptik nöbetine bağlı kasılması 5 dakikadan uzun sürüyorsa 112'yi arayınız. Bu aşamada hastaların tam olarak açılmasının yaklaşık 10-30 dakika civarında sürdüğünü unutmamak gerekmektedir. Ayrıca, hastanın nöbeti geçtikten sonra tekrar nöbet geçirirse, bir acil servise gitmek ve günü hastanede geçirmek akıllıca olacaktır.

      Epilepsi tedavisi nasıl yapılmaktadır?

      Epilepsi hastalığının tedavisinde antiepileptikler kullanılmaktadır. Bu ilaçlar piyasaya çıkış sıralarına göre birinci nesil, ikinci nesil ve üçüncü nesil olarak üçe ayrılabilir. Önümüzdeki yıllarda başka ilaçların da piyasaya çıkması beklenmektedir. Birinci nesil ilaçlar içinde fenitoin, karbamazepin, fenobarbital ve valproat sayılabilir. Bu ilaçlar çok etkili antiepileptikler olmalarına karşın yan etkileri diğer nesil antiepileptiklere göre daha sıktır. İkinci nesil ilaçlar içinde topiramat, lamotrijin, levatirasetam ve gabapentin sayılabilir. Üçüncü nesildeki ilaçların sayısı da her geçen yıl artmakla birlikte bu ilaçlar daha özel durumlarda ve tedaviye dirençli hastalarda kullanılmaktadır.

      Kaynak: www.norolojiklinigi.info

      Sayın Doç.Dr. Murat Kürtüncü ' nün izniyle yayınlanmaktadır.

      Son Güncelleme: 03.04.2017 03:09
      Anahtar Kelimeler:
      EpilepsiSara
      Yorumlar

      Dikkat!

      Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

      Üye Girişi Üye Ol