Migren

Migren toplum sağlığı açısından bakılırsa hayat kalitesini düşüren en önemli hastalıklardan biridir.

Migren

Migren toplum sağlığı açısından bakılırsa hayat kalitesini düşüren en önemli hastalıklardan biridir.

Admin
Admin
26 Mart 2017 Pazar 04:25
93 Okunma
Migren

Migren ne sıklıkla görülmektedir?

Migren toplum sağlığı açısından bakılırsa hayat kalitesini düşüren en önemli hastalıklardan biridir. Amerikan istatistiklerine göre migren her yıl yaklaşık 13 milyar dolarlık işgücü kaybına neden olmaktadır. Toplumda olduukça sıktır: her 100 kişiden 16'sında migren görülmektedir.

Doktorum migreniminin olduğunu söyledi. Beyin MR'ı çektirmem gerekir mi?

Migren bir dışlama tanısıdır, yanı bir hastaya migren teşhisi konabilmesi için başağrısına neden olabilecek başka bir sorunun olmadığının ortaya konması gereklidir. Bunun için başağrısının öyküsü, süresi, eşlik eden bulguların varlığı ve nörolojik muayenenin değerlendirimesi şarttır. Tüm bu bulgular migren ile uyumlu ise beyin görüntülemesi (MR veya tomografi) şart değildir ve sadece arada kalınan vakalara önerilebilir. İstatistikler göstermektedir ki, bir yıldan daha uzun süre tekrarlayan migren şeklinde başağrıları olan 1000 hastanın sadece 1'inin beyin MR'ında anormalik izlenmektedir.

Tekrarlayan başağrılarım var. Bunlar migrenden kaynaklanıyor olabilir mi?

Migrende tipik olarak bulantı, kusma, ses ve ışıktan rahatsız olmanın izlendiği şiddetli ve tekrar eden başağrıları izlenmektedir. Aşağıdaki soruların hepsine yanıtınız evet ise yüksek olasılıkla migreniniz vardır:

Başağrısı ile birlikte:

  • midenizde bulantı veya rahatsızlık hissettiyseniz,
  • ışık sizi başağrınızın olmadığı zamanlara göre çok daha fazla rahatsız ettiyse,
  • baş ağrılarınız çalışabilmenizi ya da ihtiyaç duyduklarınızı yapabilmenizi en az bir gün kısıtladıysa  %90 olasılıkla migreniniz vardır.

Migreni neler tetikler?

Migren hastalarının %75'inde en az bir faktörün atakları tetiklediği ortaya konmuştur. Bunların başında psikolojik yada fiziksel stres gelmektedir. Uykusuzluk veya aşırı uyuma, yorgunluk, açlık, sürekli kafein tüketenlerde kafeinin kesilmesi, sigara dumanı, parfümler, kırmızı şarap, bazı baharatlar, kuruyemiş, ışık, egzersiz, cinsel aktivite, lodos, hava ısı değişiklikleri ve adet görme iyi bilinen migren tetikçilerindendir.

Yine Türkiye'de yapılan bir çalışmada kanda duyarlılık saptanan gıdaların rejimden çıkarılması ile migren atak sıklığının azaldığı gösterilmiştir. Ankara'da yapılan bir çalışmada Sahra çölünden gelen havanın beyinde başağrısını ortaya çıkaran hücreleri aktive ettiği gösterilmiştir.

Migrenin tipleri var mıdır?

Migren habercisinin (aura) olup olmamasına göre iki şekilde olur. Birincisi auralı migren (klasik migren) ikincisi ise aurasız migren ismini alır. Aura, migren başağrısının gelmesinden önce ortaya çıkan nörolojik kayıplara verilen isimdir. Bu yakınmalar migrenin ön habercisidir. Aura döneminde hasta, görme bozukluğu, bir tarafı görememe, ışıklar görme, vücudun bir tarafında uyuşma veya güç kaybı, kelime bulma veya konuşma güçlüğü şeklinde yakınmalar hisseder. Bu şikayetler yaklaşık yarım saat sürdükten sonra ortadan kalkıp yerini başağrısına bırakır. Bu şekilde olan migrene auralı migren adı verilmektedir. Bazı hastalarda aura dönemi, başağrısı ortaya çıkmaksızın da olabilir. Auralı migren hastalarında sıklıkla aurasız ataklar da olur. Auralı migrenin özelliği, hastalarda inme riskinin aurasız migrenlere göre daha fazla olmasıdır. Bu risk özellikle sigara içen ve doğum kontrol ilacı kullanan hastalarda daha da fazladır.

Aurasız migrende ise yukarıda belirtilen yakınmaların olmadığı başağrısı atakları olmaktadır. Bu tip migren auralı migrene göre daha sıktır.

Baziler migren nedir?

Baziler migren, migrenin daha nadir görülen bir alt tipidir. Bu tip migrende ataklar sırasında beyin sapı ve görme korteksinde işlev kaybı olduğu için hastalarda çift görme, peltek konuşma, denge kaybı, bulaınk görme, vücudun bir tarafında uyuşma ve bazen bilinç kaybı ortaya çıkabilmektedir. Ataklara sıklıkla başağrısı eşlik edebilmekle birlikte, başağrısı olmaksızın da ortaya çıkabilmektedir. Başağrısının olmadığı hastalarda atakların beyin damar tıkanıklığına bağlı olmadığının gösterilmesi zorunludur. Bu nedenle hastalara beyin MR ve MR anjio incelemelerinin yapılması önerilir.

Kaynak: www.norolojiklinigi.info

Sayın Doç.Dr. Murat Kürtüncü ' nün izniyle yayınlanmaktadır.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol