1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Demans (Bunama)

PDFYazdırE-posta

demans

Demansta, entelektüel işlevlerde yaygın bir bozulma söz konusudur. Genellikle, bellek kaybı, hesaplama güçlüğü, dikkat dağınıklığı, mizaç ve duygulanımda değişmeler, yargı ve soyutlama yeteneğininde bozulma, yönelim bozuklukları görülür.

Altta yatan ilerleyici dejeneratif beyin hastalığı nedeniyle genellikle geri dönüşümsüz olan demans, eğer altta yatan nedenler tedavi edilebilirse, geri dönebilir; bu bakımdan erken teşhis ve tedavi önemlidir.

Etiyolojik nedenler ise, beyin tümörleri, kafa travmaları; sifiliz, ve AİDS gbi kronik enfeksiyonlar; kalp ya da damar hastalıkları; kongenital (doğuştan) hastalıklar; bazı nörolojik hastalıklar; vitamin eksikliği, kronik anoksik (oksijen yetmezliği) durumlar, kronik metabolik bozukluklar, kronik endokrin (hormonla ilgili) hastalıkları gibi metabolik hastalıklar; Alzheimer, Pick, Creutzfeld-Jakob, Huntington, Parkinson ve Wilson hastalığı gibi dejeneratif; mültiple skleroz gibi demiyelinizan hastalıklar; alkol, ağır metaller, karbonmonoksit zehirlenmesi gibi durumlar söz konusudur.

Tabii ki demans başlıca yaşlıların hastalığıdır; ancak her yaşlıda görülmediğine göre, yaşlılık tek neden değildir. Çağdaş yaşama koşulları ve her türden hastalığın tedavi olanaklarının gelişmesi, yaşlı nüfusu giderek artırmaktadır ve demans sorunu büyümektedir; toplumsal bir sorun olarak ağırlığını artırmaktadır. Yaşlanma, demans için en önemli risk faktörüdür.

Demans genellikle süreğen ve ilerleyici bir hastalıktır. Ancak değinilen onda bir demans geri dönüşümlüdür ve altta yatan nedenin erken teşhis ve tedavisiyle iyileştirilebilir. Hipotiroidizm, merkezi sinir sistemi sifilizi, subdural hematom (kafatası ile beyin arasındaki kanama), B12 vitamini eksikliği, üremi (böbrek bozukluğu sonucu kanda ürenin artması) ve hipoksi (oksijen azlığı) gibi demans nedenleri erken teşhis ile erken tedavisi sağlanırsa düzelmektedir. Eğer hemen tedavi edilemezse hasar bırakır.

Demansın ilk belirtileri aldatıcı olabilir. Yorgunluğa vb. bağlanabilir. Hasta, demansın ilk belirtilerini, birtakım savunucu davranışlarla örtmeye çalışabilir. Sözgelimi, yaşını sorduğunuzda, “canım yaşın ne önemi var, sen görünüşüme bak” yanıtını verebilir. Hasta, yakın zamandaki bilgileri unuttuğundan, uzun uzun eski anılarını anlatır. Sonra sanrılar ortaya çıkabilir. 80 yaşındaki yaşlı erkek hastanın 75 yaşındaki eşini kıskanması, eşinin genç erkeklerle kendisini aldattığını söylemesi dramatiktir. Ya da sahip olduğu her şey hakkında kıskaçlık geliştirir. Bir eşyasının kardeşi tarafından çalındığını iddia eder. Misafir gittiği evde, yemek sırasında birkaç dilim ekmeği cebinde saklayarak evine getirir. Sokakta, yararlı yararsız ne bulduysa evine getirir; evi çöp alanına döner.

İlerlemiş demanslarda, hasta yakın aile üyelerini tanıyamaz olur; evinin yolunu bulamaz; daha ilerlemiş durumlarda idrar ve dışkı kontrolunu kaybeder. Bu hastalar için mutlak bakım ve sosyal destek gereklidir. Bu olmadığında hastalar yaşamlarını sürdüremez. Hastanın saldırgan, aşırı hareketli olduğu durumlarda bazı ilaçlar tavsiye edilir. Ancak bu tedavinin iyi düzenlenmediği durumlarda faydadan çok zarar vereceği, hareketliliğini önlerken diğer hastalık belirtilerinin artabileceği düşünülmelidir.

Bütün demansların % 50-60’ını Alzheimer demansı oluşturur. 65 yaştan önce de ortaya çıkabilir. Kalıtımsal özellikleri vardır. Tek yumurta ikizlerinden birinde görülürse, diğerinde görülme olasılığı çok yüksektir. Alzheimerli hastaların akrabalarında ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Nisbeten yaşlı annelerden doğan kişilerin daha yüksek risk altında olduğu düşünülür. Alüminyum, kafa travması, immün (bağışıklık) yetmezlik de risk etkeni olarak düşünülmekteyse de bilinen kesin risk etkeni yaşlanmadır. Görüntüleme teknikleriyle, yaygın kortikal atrofi (beyin kabuğunda incelme) saptanır.

Demansların %15-30’unu oluşturan vasküler (damarla ilgili) demans, tekrarlayan beyin infarktlarıyla basamak basamak ilerler. Erkeklerde daha fazladır. Hipertansiyon, kalp hastalıkları risk etkenleridir. Dolayısı ile hipertansiyon ve kalp hastalıkları için geçerli olan risk etkenlerini de dikate almak gerekir. Yanlış beslenme, düzensiz yaşam, alkol, sigara bunlar arasında sayılabilir. Bu açıdan bakıldığında, vasküler demans bir oranda önlenebilir bir hastalıktır. Bunun birinici koşulu, kişinin damar hastalıklarından korunması, sağlığına özen göstermesi, bu düzen içinde yaşamasıdır.

Demanslı hastalar aile için büyük sorundur. Genellikle birebir bakım gerekir. Hastayı bir dakika gözden uzak bıraksanız ne yapacağını bilemezsiniz. Bu hastalar için, özel ya da resmi, bakım verecek kurumlar yok denecek kadar azdır; bu nedenle hasta ve ailesi için olduğu gibi aynı zamanda bir toplumsal sorundur.

Kaynak: Prof. Dr. Ahmet ÇELİKKOL

http://www.celikkol.org

Prof. Dr. Ahmet ÇELİKKOL Kimdir?

Hastalıklar

Anket

Hangi Hastalık veya Şikayet İçin Hangi Uzmanlık Dalında ki Doktora Başvurmanız Gerektiğini Biliyormusunuz?

 

 

  Neticeler

Hayret Edeceksiniz

www.hayretedeceksin.com

Öğrendikçe şaşıracak, şaşırdıkça öğrenmek isteyeceksiniz.

www.hayretedeceksin.com

Bilim Paylaştıkça Güzel

 

 

Prof.Dr.Ahmet ÇELİKKOL


Prof Dr Ahmet Çelikkol
Psikiyatrist
Özgeçmişi için tıklayınız