1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

HIV ve AIDS

PDFYazdırE-posta

aids

AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome; sonradan edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromu), ilk kez 1981’de ABD’de rapor edilmiş ve insanlığın üzerine bir felaket gibi çökmüştür. 1997 yılı itibariyle, ABD’de 400.000 üzerinde AIDS vakası teşhis edilmiş bulunmaktadır. Dünya ölçüsünde ve özellikle sosyal, ekonomik ve kültürel yönden geri kalmış ülkelerde, özellikle de sağlık koruma ilkelerinin imkansızlık ve bilgisizlik ya da aldırmazlık gibi nedenlerle ihmal edildiği ülkelerde sorunun daha büyük olduğu tahmin edilmektedir: Henüz tüm çalışmalara rağmen etkin bir tedavisi de bulunmamıştır. Bu durumda, hastalıktan korunmak hayati önem yaşımaktadır.

            HIV, insandan insana, kan, meni gibi beden sıvılarıyla bulaşmaktadır. Cinsel münasebetler, kan nakli, virüs bulaşmış enjeksiyonların kullanımı ve HIV’li anneden fetüse (cenin) ve çocuğa geçmektedir. Bu açıdan, hastalık yavaş seyirli olduğu için hatta 20 yıl önceden bile hemcinsiyle cinsel ilişkiye girmiş erkekler, intravenöz (IV, damar içine) uyuşturucu kullananlar, kan nakli yapılanlar, bu kişilerle homoseksüel ya da heteroseksüel cinsel ilişki kurmuş olanlar HIV açısında yüksek risk grubunu oluşturur ve HIV testi yaptırmalıdır. HIV’li kişilerin kanlarıyla bir şekilde temasta bulunmuş olanlar da risk grubuna dahildir.

Enjektörle bulaşma, bir enjektörün bir kez kullanıldıktan sonra atılması ile büyük oranda önlenmiştir. Aynı şekilde kan nakillerinde, başka hastaya verilecek kanın HIV virüsü yönünden testedilmesi ve ancak temiz kanın transfüzyonda kullanılması ile bu sorun da büyük ölçüde çözülmektedir.

Bu durumda HIV ve dolayısı ile AIDS’ten korunmada, HIV virüslü kişilerle veya HIV açısından riskli gruplarla her türlü homoseksüel (eşcinsel) ya da heteroseksül (karşı cinsle) cinsel ilişkiden kaçınılması önem taşır. Seks turizminin yaygın olduğu bazı ülkeler, uyuşturucu kullanımının yaygın olduğu alanlar bu açıdan önemli risk merkezleridir. Cinsel partnerlerin özenle seçilmesi, tek eşlilik HIV’den korunmada büyük önem taşır.

HIV ile ortaya çıkan AIDS, bedensel, nörolojik ve psikiyatrik belirtilerle seyreden öldürücü bir hastalıktır. Bedenin tüm bağışıklık gücü yıkılmıştır. Kişi, her türlü bedensel hastalığa karşı korunmasız hale gelmiştir. Bunun yanında, önemli psikiyatrik bozukluklar da görülür. Ortaya çıkan ruhsal bozukluklar, demans, deliryum, anksiyete bozukluğu, uyum bozukluğu, depresyon, madde kötüye kullanımı, intihar gibi pek çok önemli ve geniş bir yelpazeyi kapsar.

Böyle bir hastalığın şimdilik tedavisi olanaklı değil. Ancak korunma yöntemleri ile bu hastalığı önlemek mümkündür. Bu konuda kitle eğitimi gereklidir ve yapılmaktadır. Ancak kitleyi bilgilendirmek yeterli değildir. Koruyucu ilkeler konusunda halkı bilinçlendirmek gerekir. Nice örnekler vardır ki, bu konuda tüm bilgilere sahip olduğu halde, gene de aldırmazlık içindedir. Bu yönden eğitim, bilgilendirici olduğu kadar bilinçlendirici olmalıdır.

Özetle, özellikle enjektör kullanımını gerektiren uyuşturucu kullanımı ve AIDS yönünden güvenli olmayan cinsel uygulamalardan kaçınmalıdır. Başka bir insanın her türlü beden sıvılarına bir şekilde temas etme, ağız, anus (dışkılama yeri), vagina (kadın cinsel organı), kan, kesikler veya başka bir kişinin yaraları HIV için risk taşıyan durumlardır.

Kaynak: Prof. Dr. Ahmet ÇELİKKOL

http://www.celikkol.org

Prof. Dr. Ahmet ÇELİKKOL Kimdir?

Hastalıklar

Anket

Hangi Hastalık veya Şikayet İçin Hangi Uzmanlık Dalında ki Doktora Başvurmanız Gerektiğini Biliyormusunuz?

 

 

  Neticeler

Hayret Edeceksiniz

www.hayretedeceksin.com

Öğrendikçe şaşıracak, şaşırdıkça öğrenmek isteyeceksiniz.

www.hayretedeceksin.com

Bilim Paylaştıkça Güzel

 

 

Prof.Dr.Ahmet ÇELİKKOL


Prof Dr Ahmet Çelikkol
Psikiyatrist
Özgeçmişi için tıklayınız