Hava yolculuğu ve sağlığınız

Uçak yolculuklarında kabinde sağlık açısından nelere dikkat etmeliyiz?

Hava yolculuğu ve sağlığınız

Uçak yolculuklarında kabinde sağlık açısından nelere dikkat etmeliyiz?

Admin
Admin
04 Nisan 2017 Salı 17:09
69 Okunma
Hava yolculuğu ve sağlığınız

Son yıllarda yolculuk tercihleri arasında hava yoluyla seyahati seçenlerin sayısı önemli bir artış gösteriyor. Özellikle uzak mesafeli seyahatlerde hava yolu daha çok tercih ediliyor. Ancak bu tür uzun mesafeli hava yolculuklarının sağlık üzerine etkileri de oluyor. Özellikle daha önceden sağlık sorunları olan veya tıbbi bakım gören hastaların yolculuktan etkilenme olasılıkları artıyor. Bu tür hastaların yolculuk öncesi doktorlarına danışmaları gerekiyor. Biz de bazı önemli noktaları bu yazımızda derledik.

Kabin hava basıncı yolcuları nasıl etkiler?

Uçak kabinlerindeki basınç dengelenmiştir. Basınç normal deniz seviyesine göre olan yüksekliğe göre daha düşüktür.Örneğin uçağınız 11 000-12200 m (36 000-40 000 fit) aralığında tipik seyir yüksekliklerinde uçarken, kabindeki hava basıncı deniz seviyesinin 1800-2400 m (6000-8000 fit) üzerindeki dış hava basıncına eşdeğerdir. Bu da yolcuların kanlarındaki oksijen miktarının azalmasına (hipoksi) ve vücuttaki gazların genleşmesine neden olur.Yani kabin hava basıncı nispeten düşük olduğu için, kanda taşınan oksijen miktarı, deniz seviyesindekine kıyasla azalır.  Azalan kabin basıncı sağlıklı yolcular tarafından iyi tolere edilir. Ancak özellikle kalp ve akciğer hastalıkları ve anemi (özellikle orak hücreli anemi) gibi kan hastalıkları olan yolcular, bu düşük oksijen seviyesini (hipoksi) çok iyi tolere edemezler. Bu yolcuların bazıları, uçuş sırasında ek oksijene gereksinim duyabilirler. Bununla birlikte, yönetmelikler ve uygulamalar ülkeden ülkeye ve havayolları arasında farklılık gösterdiğinden, bu yolcuların, özellikle de kendi oksijenini taşımak isteyenlerin, seyahatlerini planlarken havayoluyla irtibat kurmaları şiddetle tavsiye edilir. Havayolu tarafından sağlanacak ek oksijen talep eden yolcular için ek bir ücret alınmaktadır.

Gaz genleşmesinin etkileri nelerdir?

Uçak kalkıştan sonra yükselmeye başladığında kabin hava basıncının düşürülmesi gazların genleşmesine neden olur.Benzer esnada uçak inişe geçtiğinde irtifa kaybederken kabin basıncı arttıkça gaz hacmi daralır. Bu değişiklikler eğer yolcunun vücut boşluklarında sıkışıp kalmış hava varsa etkili olur.
Kalkış esnasında orta kulakta ve sinüslerdeki hava genleşir ve boşalır. Yolcu kulaklarında bir patlama hissi yaşar.Bu bir sağlık sorunu olarak algılanmamalıdır. İniş sırasında ise hava dış ortamla denge sağlanması için tekrar orta kulak ve sinüslere dolar. Eğer bu olmazsa, kulaklar veya sinüsler tıkanmış gibi hissedilebilir ve ağrı oluşabilir. Yutma, çiğneme veya esneme hareketleri yapılması genellikle rahatsızlığı giderecektir. Sorun bu yöntemle çözülmezse burun sıkılıp ağızda kapatılarak nefes verme denemesi (Valsalva manevrası) genellikle yardımcı olur. Bebekler için yutmayı teşvik etmek için emzirmek veya yalancı emzik vererek semptomları azaltabilirsiniz.

Kulak, burun ve sinüs enfeksiyonu olan kişiler, uçmaktan kaçınmalıdır çünkü basınç farklılıklarının eşitlenememesi nedeniyle ağrı ve yaralanma meydana gelebilir. Eğer mutlaka seyahat edilmesi gerekiyorsa uçuştan kısa süre önce ve inmeden önce dekonjestan burun damlaları kullanılması yararlı olabilir.

Eğer barsaklarda gaz varsa kalkış esnasında gazın genleşmesi rahatsızlık verebilir, ancak bu genellikle hafiftir.

Son zamanlarda cerrahi müdahale görmüş kişiler uçmadan önce doktorlarına danışmalıdır.

Kabin içi nemi yolcuları nasıl etkiler?

Evlerimizdeki normal nem oranı % 30 larda iken uçak kabinlerindeki nem oranı % 20 den azdır. Düşük nem gözler, ağız ve burunda cilt kuruluğuna ve rahatsızlığa neden olabilir ancak sağlık için herhangi bir risk oluşturmaz. Burun kanallarını nemlendirmek için tuzlu su sprayleri ,cilt için nemlendirici losyon kullanılabilir. Kontakt lens kullananlar gözlük takarak gözlerdeki rahatsızlığı hafifletebilir veya önleyebilir. Eldeki kanıtlar, kabin neminin vücutta  dehidrasyona neden olacak kadar az olduğunu göstermemektedir ve normalden daha fazla sıvı tüketimine gerek yoktur. Bununla birlikte, kafein ve alkol diüretik etkiye sahip olduğu için (idrarın daha fazla üretilmesine neden olur) uzun uçuşlarda bu tür içeceklerin tüketimini sınırlamak akıllıca olacaktır. 

Kaynak: WHO International travel and health

Resim:
Copyright: yuran-78 / 123RF Stock Photo  

Son Güncelleme: 17.04.2017 18:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol