K2 vitamini: bir vitaminin hikayesi

Birçoğumuz K vitamini adını duymuşsak da K2 vitaminini duyanımız ve hakkında bilgi sahibi olanımız çok azdır.

K2 vitamini: bir vitaminin hikayesi

Birçoğumuz K vitamini adını duymuşsak da K2 vitaminini duyanımız ve hakkında bilgi sahibi olanımız çok azdır.

Admin
Admin
30 Mart 2017 Perşembe 00:05
238 Okunma
K2 vitamini: bir vitaminin hikayesi

Birçoğumuz K vitamini adını duymuşsak da K2 vitaminini duyanımız ve hakkında bilgi sahibi olanımız çok azdır.

Oysa K2 vitamini sağlık üzerindeki faydaları nedeniyle yavaş yavaş en populer vitaminleren biri oluyor ve olmaya da devam edecek gibi.

Yağda eriyen vitaminlerden biri olan K vitamini 1929 yılında kolesterol üzerine çalışmalar yapan  Danimarkalı bilim insanı Henrik Dam tarafından keşfedilmiş. Bulunan vitaminin kan pıhtılaşması ile ilişkili olduğu saptandığı için de önceleri koagülasyon vitamini (yani pıhtılaşma vitamini) olarak adlandırılmış.Keşif ilk olarak bir Alman Bilim dergisinde yayınlanmış ve vitamin dergide Koagulationsvitamin olarak yer almış. İşte bu yüzden daha sonraları (Koagulationsvitamin baş harfi) K vitamini olarak anılmaya başlamış.

Hepimizin bildiği bu K vitamini yağda eriyen vitaminlerden olup kan pıhtılaşmasında önemli rol oynuyor. Lahana, karnıbahar, ıspanak ve diğer yeşil sebzelerde, soya fasülyesi ve tahıllarda bulunuyor. Genellikle vücutta barsak bakterileri tarafından sentez ediliyor. Vücutta kan pıhtılaşmasını sağlıyor, bazı çalışmalar özellikle yaşlılarda kemikleri güçlendirdiğini gösteriyor ve pıhtılaşmada ve kemik yapımında kalsiyum'a yardımcı oluyor. 
Eksikliğinde kontrolsuz kanamalara neden oluyor. Ancak K vitamini eksikliği malabsorbsiyon hastaları hariç ender görülüyor.Doğumdan sonraki ilk 3-5 gün içerisinde barsak florası henüz tam gelişmemiş olduğundan K vitamini eksikliği oluyor.

Genellikle sebzelerle alınan günlük 60-85 mg. K vitamini herhangi bir eklemeye gerek kalmadan yeterli oluyor.

Gelelim K2 vitaminine:

1870-1948 yılları arasında yaşamış olan,beslenme, diş sağlığı ve fiziksel sağlık arasındaki ilişkiyi araştıran, "beslenmenin ısaac Newton'u" olarakta bilinen efsanevi Diş Hekimi Dr.Weston Price ( her ne kadar o zamanlar "Activator X" olarak anılmış olsa da ) K2 vitamininin mucidi. Dr.Weston Price hayatını küçük toplulukların tükettiği doğal besinlerin sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini araştırmak için dünyayı gezmekle geçirmiş. Araştırmalarında bazı bölgelerdeki doğal gıdalarda insanları diş çürümelerine ve kronik hastalıklara karşı koruyan bilinmeyen bir madde keşfetmiş ve bu bilinmeyen gizemli maddeyi Activatör X olarak adlandırmış. Bu keşfini 1945 yılında yayınladığı Beslenme ve Fiziksel Yozlaşma kitabının eki olarak yayınlamış. O tarihten bu güne geçen 60 yıllık süre içerisinde yapılan birçok araştırma ile activator X artık K2 vitamini olarak biliniyor.

Yeni bilgiler ışığında K vitamininin artık üç ana şekilde olduğu değerlendiriliyor: K1 ,K2 ve K3 vitamini. K1 (filokinon) doğal olarak bitkilerde, özellikle yeşil sebzelerde bulunuyor; K1 doğrudan karaciğerinize gidiyor ve sağlıklı kan pıhtılaşmasını sürdürmenize yardımcı oluyor.K2 vitamini (menakinon) hayvansal gıdalarda ve fermente gıdalarda bulunuyor. K2 direkt olarak kan damarlarının duvarlarına, kemiklere ve karaciğer dışındaki dokulara gidiyor. K3 vitamini ise tamamen sentetik ve menadion olarak adlandırılıyor. Bazı toksik etkilerinin olabileceği iddia ediliyor.

 K2 vitamini de birkaç farklı alt tipe ayrılıyor, ancak en önemlileri MK-4 ve MK-7.

Vücudumuzdaki tüm sistemlerin sağlıklı kalabilmesi için gereken süreçlerden sorumlu olan birçok protein mevcut. Ancak tüm bu proteinlerin işlerini görebilmeleri için aktive edilmeleri gerekiyor. İşte K2 vitamininin rolüde tam bu aşamada başlıyor. K2 vitamini en önemli yararlı etkilerini kemik ve kalp-damar sistemi üzerinde gösteriyor ve spesifik K bağımlı proteinlerin aktivasyonuna dayanıyor.
Kemik sağlığı: K2 vitamini, sağlıklı bir kemik döngüsü sürecinde rol oynayan ve kırılan kemikleri yenileyecek kemik yapımını destekleyen osteokalsin adı verilen bir proteini aktive ediyor.
Kalp-Damar Sağlığı: K2 vitamini Arter duvarlarına damarın sertleşmesine neden olan kalsiyumun yapışmasını önleyerek onların esnek ve sağlıklı kalmasını sağlayan Matrix Gla proteinini (MGP) aktive ediyor.

K2 vitamini çoğunlukla mikrobik kökenli.Öncelikle et, süt ve yumurta gibi hayvansal ürünler ile  peynir, yoğurt ve bir Japon geleneksel yiyeceği olan fermante edilmiş soya fasulyesinden oluşan natto gibi fermente gıdalarda bulunuyor.

Vücudumızdaki K2 vitaminini takviye etmek için daha fazla vitamin K2 içeren gıdaların tüketilmesi önerilir, ancak takviye almak ta bir alternatif.

K2 vitamini nüfusun her kesimi için gerekli.Kemik sağlığı açısından bakarsak Dünya Sağlık Örgütü kemik metabolizması zayıflığının tüm dünyada 200 milyon kişiyi ilgilendirdiğini söylüyor. Gelecekte her 3 erkekten biri kemik kırıklrına maruz kalacak. Kadınlarda ise bilhassa menapoz döneminde risk çok daha fazla artıyor ve her iki kadından biri hayatı boyunca kemik kırığı yaşıyor. Genç nüfusta ise kemikler son derece aktif ve osteokalsin seviyeleri 8-10 kat daha fazla. Yetişkinlerin kemiklerine göre çocuk kemikleri de çok daha fazla K2 vitaminine gereksinim duyuyor. Tüm bunlar her yaşta ve har cinsiyette insan için K2 vitamininin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. İlerleyen günlerde K2 vitamininin sağlığımız üzerindeki etkilerini daha ayrıntılı olarak paylaşmak üzere şimdilik hoşçakalın.

Yararlanılan Kaynaklar:
Populer Medikal
authoritynutrition.com/vitamin-k2/
chriskresser.com/vitamin-k2-the-missing-nutrient/
www.westonaprice.org/health-topics/nutrition-greats/weston-a-price-dds/
en.wikipedia.org/wiki/Weston_Price
vitamink2.org

Son Güncelleme: 30.03.2017 00:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol